Günümüzde akademik araştırmalardaki alan yazın taraması, alıntı ve kaynakça yönetimi, verilerin analizi, işbirlikli çalışma, raporlaştırma vb. süreçlerde internet ve buna bağlı çeşitli yazılımlar kullanılmaktadır. Bu teknolojiler akademik araştırma süreçlerindeki işlemlerin kolaylaşmasını ve daha az zaman almasını sağlamaktadır. Bununla birlikte araştırmacıların, interneti ve bu tür yazılımları etkili kullanabilme becerilerine sahip olması gerekmektedir. Öte yandan Türkiye’de lisansüstü eğitimde akademik araştırmalar için teknoloji kullanımının öğretimini amaçlayan derslere çok fazla rastlanılamamaktadır. Bu araştırmanın amacı akademik araştırma için teknoloji kullanımının öğretiminin önemine işaret etmek ve buna yönelik gerçekleştirilen bir örnek ders uygulamasının sonuçlarını ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubu Gazi ve Ahi Evran Üniversitelerinde lisansüstü eğitim gören toplam 25 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin ders sonundaki yeterlilik algıları, memnuniyet düzeyleri ve derse ilişkin görüşleri ile ilgili verilerin toplanması amacıyla bir öğrenci anket formu kullanılmıştır. Bu formdan elde edilen veriler ışığında akademik araştırmalar için teknoloji kullanımının öğretimini amaçlayan bu ders, öğrencilerin ders sonundaki yeterlilik algıları, memnuniyet düzeyleri ve derse ilişkin görüşleri dikkate alınarak değerlendirilmiş ve ortaya çıkan sonuçlar tartışılmıştır. Araştırmanın bulguları, gerçekleştirilen örnek ders uygulamasının, öğrencilerin öğretilen içerikle ilgili yeterlilik algılarının ve derse ilişkin memnuniyetlerinin yüksek düzeyde olduğunu göstermektedir. Örnek uygulamanın bu anlamda faydalı olduğu söylenebilir.
Bu araştırmanın amacı, çevrimiçi öğrenme ortamlarında uyarlanmış sosyal etkileşim araçlarının öğrencilerin akademik başarıları ve sosyal bulunuşluk algılarına etkisini belirlemektir. Araştırmada 3X2 faktöriyel desen kullanılmıştır.
Araştırmanın çalışma grubunu Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü 2010-2011 yılı Güz dönemi Proje Geliştirme ve Yönetimi I dersini seçen 87 kişi oluşturmaktadır. Öğrencilere 4 farklı çevrimiçi öğrenme ortamı sunulmuş, kendi tercihleri doğrultusunda 3 ortama atanmıştır. Ardından öğrenciler, araştırmanın deneysel sürecini, 13 hafta boyunca tercih etmiş oldukları çevrimiçi öğrenme ortamında öğretim elemanı eşliğinde ve grup arkadaşlarıyla çalışarak tamamlamışlardır.
Araştırmanın bağımsız değişkeni olan çevrimiçi öğrenme ortamının üç boyutu vardır. Çevrimiçi öğrenme ortamlarının boyutları arasındaki farklılıklar öğrencilerin çalıştıkları sanal sınıf ortamındaki sosyal etkileşim araçlarının farklı birleşimleriyle oluşturulmuştur. Birinci deney grubundaki öğrencilerin çalıştığı çevrimiçi öğrenme ortamında (Ortam I) kullanılan sosyal etkileşim araçları; “Görüntülü/Sesli Görüşme”, “Metin Tabanlı Sohbet” ve “Beyaz Tahta” iken, ikinci deney grubundaki öğrencilerin çalıştığı çevrimiçi öğrenme ortamındaki (Ortam III) sosyal etkileşim araçları ise; “Görüntülü/Sesli Görüşme” ve “Beyaz Tahta” araçlarından oluşmuştur. Son deney grubundaki öğrencilerin çalıştığı çevrimiçi öğrenme ortamında (Ortam IV) kullanılan sosyal etkileşim araçları ise “Metin Tabanlı Sohbet” ve “Beyaz Tahta” dır.
Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise öğrencilerin akademik başarıları ile sosyal bulunuşluk algılarıdır. Öğrencilerin akademik başarıları süreç ve sonuç olmak üzere iki şekilde değerlendirilmiştir. Öğrencilerin süreç değerlendirme sonucundaki akademik başarı puanlarında sadece iki farklı çevrimiçi öğrenme ortamına göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu farklılık Ortam IV ’te çalışan ile Ortam I’de çalışan öğrenciler arasında, Ortam IV lehinedir. Öğrencilerin sonuç değerlendirmeye göre akademik başarı puanlarının çalıştıkları çevrimiçi öğrenme ortamına göre değişmediği ortaya çıkmıştır. Çalışma grubundaki tüm öğrencilerin akademik başarıları uygulama süreci sonunda anlamlı düzeylerde artmıştır. Bu nedenle, öğrencilere öğrenme sürecinin başlangıcında kullanmak istedikleri etkileşim araçlarını uyarlama fırsatının verilmesi tüm öğrencilerin öğrenmesi açısından faydalı olmuştur. Her 3 ortamdaki tüm öğrencilerin sosyal bulunuşluk algılarının yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte öğrencilerin sosyal bulunuşluk algılarının çalıştıkları çevrimiçi öğrenme ortamına göre değişmediği sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin çalıştıkları çevrimiçi öğrenme ortamına ilişkin görüşleri sonucunda da memnuniyetlerinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.
Anahtar kelimeler: Çevrimiçi öğrenme, etkileşim, uyarlama, sosyal bulunuşluk, akademik başarı, sosyal etkileşim araçları
Özet
Çalışmanın amacı, web sitelerinin kullanıcı algısına dayalı kullanılabilirlik düzeylerini belirlemeye yönelik bir “Web sitesi kullanılabilirlik ölçeği” geliştirmektir. Alanyazın taraması sonucunda kullanılabilirlikle ilgili boyutlar ortaya çıkarılmış ve bu bağlamda 53 soruluk madde havuzu oluşturulmuştur. Kapsam geçerliği için ölçek, 7 alan uzmanının görüşüne sunulmuştur. Uzman görüşleri doğrultusunda düzenlenen maddelerden oluşan taslak form, Gazi Üniversitesi Uzaktan Eğitim Meslek Yüksekokulu öğrenme yönetim sistemi web sitesini kullanan 245 öğrenciye uygulanmıştır. Kullanılabilirlik ölçeğinin yapı geçerliğini incelemek için Açımlayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizi yöntemleri kullanılmış, güvenilirliklerinin belirlenmesi için de Cronbach alfa iç tutarlık katsayısı hesaplanmış, düzeltilmiş madde-toplam korelasyonu ve t testi kullanılarak üst %27 ile alt %27 grupların madde ortalamaları arasındaki farkların anlamlılığı incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda dört faktörlü yapıya sahip 25 maddeden oluşan kullanıcı algısına dayalı web sitesi kullanılabilirlik ölçeği elde edilmiştir. Son olarak, geliştirilen ölçek öğrenme yönetim sistemi web sitesinin kullanılabilirliğini belirlemek amacıyla 239 uzaktan eğitim öğrencisi üzerinde uygulanmış ve sonuçlar rapor edilmiştir.
Öğrenme Yönetim Sistemleri ya da Eğitim Yönetim Sistemleri olarak uzaktan eğitim alanında sıklıkla kullanılan ve uzaktan eğitim süreçlerinin işlemesini sağlayan sistemlerle ilgili olarak alanyazında bir karmaşa yaşandığı görülmektedir. Bu çalışmada, Öğrenme/Öğrenim/Eğitim Yönetim Sistemleri ve bu sistemlerle bağlantılı olarak İçerik ya da Ders Yönetim Sistemleri olarak karşılaşılan kavramların ne oldukları, aralarındaki nüanslarla birlikte ortaya konulmaya çalışılacaktır. Bu sistemlerin tanımlarının yanı sıra mevcut özellikleri üzerinde durulacaktır. Tarama yöntemi kullanılacak olan bu araştırmada betimsel istatistikler işe koşulacaktır. Ülkemizdeki alanyazında, bu alanda yapılan araştırmalar için YÖK, Google Akademik ve Uluslararası Eğitim Teknolojileri Konferansı’nın (International Educational Technology Conference “IETC”) web sitesi taranarak, 48 araştırmaya erişilmiştir. Bu çalışmalarda adı geçen kavramların kullanım şekilleri belirlenmeye çalışılacaktır. Ayrıca gelecekte bu tür sistemlerden beklenilen işlevler de tartışılacaktır. Bu şekilde bu tür sistemleri geliştirme yolunda olan araştırmacılar, tasarımcılar ve yazılımcılar ile bu tür sistemleri kullanacak olan kurum ve kuruluşlara yol göstermesi bakımından bu çalışmanın önemli olduğu düşünülmektedir.
Ülkemizde uzaktan eğitim ilk olarak 1933 mektupla öğrenim kurslarıyla başlamış olup, bugün itibariyle internet temelli uzaktan eğitimlerle hızla büyüyerek devam etmektedir. Birçok üniversite ve kurum iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmelere bağlı olarak öğrenci ve personel eğitimleri sürecinde uzaktan eğitme yer vermektedirler. Uzaktan eğitim sürecinin planlanması ve sürdürülebilirliği oldukça zor ve zahmetli olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada uzaktan eğitim kurumlarının süreçleri genel hatlarıyla ortaya konulmuş, politik ve stratejik bakış açısıyla uzaktan eğitim yöneticilerinin, yönetme işine konu olan boyutları ortaya konarak irdelenemeye çalışılmıştır. Kurum yöneticilerinin karar vermesi gereken konuların başında kurumun uzaktan eğitim politikasını belirlemek gelir. Diğer bir konu, politikaya göre kullanılacak teknolojik altyapının oluşturulması ve bu altyapıyı yönetecek personelin istihdamıdır. Ülkemizde uzaktan eğitim kurumlarının yönetiminde zorlandığı bir diğer konu ise işin mali boyutudur. Personel ve öğretim elemanlarının ücretleri, içerik geliştirme, yönetme ve teknolojik giderler mali boyutun başlıca diğer kalemleri arasındadır. Uzaktan eğitim yönetiminin başarısı sadece yöneticinin değil süreçteki tüm girdilerin başarısını gösterir. Bu nedenle uzaktan eğitim yönetimi diğer kurum yöneticilerinden farklı olarak değerlendirilmelidir.
Her ne kadar ticari veya açık kaynak kodlu birçok öğrenme yönetim sistemi yazılımı mevcut olsa da, tüm yükseköğretim personelinin, bunları öğretme ve öğrenme amacıyla kurmaları ve çalıştırmaları için teknik becerilerinin yeterli olamayabileceği söylenebilir. Bu çalışmanın amacı, Google işbirliği teknolojilerinin öğrenci katılımını ve grup çalışmasını nasıl etkilediğini incelemektir. Türkiye’de büyük bir devlet üniversitesinin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünde öğrenim gören 60 ikinci sınıf öğrencisi, dersin gerekliliklerini yerine getirmek için ücretsiz Google işbirliği araçlarını kullanan 4 kişilik gruplar halinde bir öğretim sistemi geliştirme projesi üzerinde çalışmışlardır. Bir projeyi tamamlamak için işbirlikçi araçların kullanılmasının, öğrencilerin iletişim ve ikna becerilerini geliştirmesi ve öğretim elemanlarına öğrencilerin öğrenme sürecini denetleme yeteneği vermesi beklenmektedir.
Bu çalışmanın amacı, uzaktan eğitim öğrencilerinin web tabanlı öğrenmeye yönelik tutumun bir boyutu olarak alınan direnç düzeyini ele almak ve yaş, cinsiyet, program ve sınıf düzeyi ile direnç düzeyi arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini Gazi Üniversitesi Uzaktan Eğitim Meslek Yüksekokulu’ndan 432 öğrenci oluşturmuştur. Bağımsız değişkenlere göre direnç seviyeleri için T testi sonuçları; yaş, cinsiyet, program ve başarı puanına göre verilmiştir. Daha sonra ilgili literatüre dayalı analizler ve analiz sonuçları listelenmiştir. Son olarak, gelecekteki araştırmalar için öneriler sunulmuştur.
Bu çalışmada, e-öğrenme ortamında etkileşim kavramı üzerinde durulmuştur. E-öğrenmede etkileşimin anlamı, etkileşim türleri kısaca açıklanmıştır. Özellikle öğrenci-içerik etkileşimi ile ilgili etkileşim düzeyleri ve etkinlikleri üzerinde durulmuştur. Öğrencilerin e-öğrenme sürecine zihinsel olarak nasıl dahil edilebilecekleri tartışılmıştır. Çalışmada, ayrıca Gazi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nde okuyan öğrencilerin ve öğretim elemanlarının geliştirmiş oldukları bir e-öğrenme projesinde gerçekleştirilen öğrenci-içerik etkileşimi uygulamalarından örnekler de sunulacaktır. Bununla birlikte, öğrencilerin zihinsel olarak e-öğrenme ortamına katılımını ve öğrenci ile içerik etkileşimini artıracak ne tür etkinliklerin tasarlanabileceği ile ilgili öneriler sunulacaktır.
Yaşam boyu öğrenmeye duyulan ihtiyaç, bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, bireylerin kişisel gelişimlerine önem vermesi, bununla birlikte maliyet ve zaman sınırlılığı gibi önemli etmenler e-öğrenmeye olan talebi artırmıştır. Herhangi bir kurum veya birey mevcut teknolojileri kullanarak çok rahatlıkla e-öğrenme sistemi kurabilir ve eğitim vermeye başlayabilir. Ancak, e-öğrenmede kaliteyi yakalamak için bu hizmeti sunan veya sunmaya aday kurumların profesyonel, sistematik bir bakış açısı ile planlı bir şekilde hareket etmeleri gerekmektedir. Bu noktada e-öğrenmenin bütüncül olarak tasarlanması, geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesinin gerekliliği öne çıkmaktadır.
Bir kurumun e-öğrenme modeli; ders/program geliştirme ve üretimi, ders materyallerinin öğrencilere dağıtımı ve iletimi, öğrencilere sunma gibi karmaşık ve birbirleriyle ilişkili işlemlerden oluşur. Sıralandığında basit gibi görünen bu işlemlerin plan içerisinde oluşturulması ve yönetilmesi e-öğrenmenin etkiliği ve verimliliğini artırmak için önemlidir (Girginer, 2002). Bu noktada, e-öğrenmede görev tanımlarının doğru olarak belirlenmesi ve görev paylaşımı kaçınılmazdır.
Bu araştırmanın amacı, etkili bir e-öğrenme için tasarım ve geliştirme ekiplerinin kimlerden oluşması gerektiğini, görev tanımlarını, çalışma biçimlerini, Türkiye’de ön lisans düzeyinde e-öğrenme hizmeti veren bir kurum örneği çerçevesinde, mevcut durumu ortaya koyarak, ilgili alanyazında öne çıkan öneriler ışığında olması gereken durumu tartışmaktır.
E-öğrenmenin tasarım ve geliştirme aşamalarında çalışan ekiplerdeki görev tanımları ve paylaşımları, farklılıklar ve ortak yönler göz önünde bulundurularak alanyazın taranmıştır. Ardından, konu ile ilgili mevcut durumu ortaya koymak amacıyla, Türkiye’de ön lisans düzeyinde e-öğrenme hizmeti veren bir kurumdaki yöneticilerden, e-öğrenmeye danışmanlık eden uzmanlardan ve kurumda e-öğrenmenin tasarım ve geliştirme aşamalarında görev alan ekip üyelerinden mülakat yöntemi ile veriler toplanmıştır. Elde edilen bilgiler ışığında e-öğrenme tasarım ve geliştirme süreçlerindeki görev tanımları ve paylaşımı ile ilgili sonuç ve önerilere yer verilmiştir.
E-öğrenmede öğrencilerin sohbete katılımının ve ödev göndermelerinin önemi literatürde tartışılmaktadır. Her iki unsur da e-öğrenmede etkileşim sağlayarak öğrencilerin sistem içerisinde kendilerini var hissetmelerine olanak tanımakta ve başarılarını etkilemektedir. Bu çalışmada 2007-2008 Güz ve Bahar Eğitim-Öğretim Dönemlerinde Gazi Üniversitesi Uzaktan Eğitim Programı’nda okuyan 861 öğrenciye ait veriler kullanılmıştır. Araştırmada hem genelde hem de sınıf bazında öğrencilerin akademik başarıları ile öğrencilerin sohbet oturumlarına katılım düzeyleri ve ödev gönderme düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin sohbet oturumlarına katılma ve ödev gönderme düzeyleri arttıkça, akademik başarıları da yükselmektedir.
Öğrenme yönetim sistemini en genel anlamıyla eğitim yönetimini bütün olarak otomasyona geçiren yazılımların oluşturduğu bir sistem olarak tanımlayabiliriz. Öğrenme yönetim sistemlerinin temelde iki ana bölümden oluştukları söylenebilir: Öğrenme etkinliklerinin gerçekleştirildiği bileşenler birbirlerinden bağımsız gibi gözükse de, karşılıklı olarak veri alışverişi yapması gereken ve birbirleri ile uyumlu olarak çalışmaları gereken modülleri içermektedirler. Bu modüllerin başlıcaları içerik yönetimi, sanal sınıf ve sanal laboratuarlar, kullanıcı ve rol yönetimi, öğrenci kayıt yönetim, derslerin tanımlanması ve sunumu, sınav yönetimi, ödev-proje yönetimi, duyuru yönetimi, rapor ve izleme dosyalarından oluşmaktadır. Son yıllarda, e-öğrenme ortamlarının gelişmesi beraberinde öğrenme nesnesi, scorm gibi kavramların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Öğrenme nesnesi; öğrenme, eğitim yada öğretim amaçlı olarak kullanılan, dijital ya da dijital olamayan herhangi bir nesne olarak, destekleyen öğrenme yönetim sistemlerinin bu içerikleri kullanabilir olmaları, öğrenme nesnelerinin kullanımlarını da kolaylaştıran bir gelişme olmuştur. Standartlaşma ile ilgili olarak yapılan çalışmaların sonuçları bir araya getirilerek oluşturulan bir model olan SCORM, (Sharable Content Object Reference Model), bu konuda en çok geçerlilik kazanmış ve yaygın olarak kullanılan standartlardandır.
Uzaktan eğitim genelde öğrenciyi fiziksel olarak öğretim elemanı ile aynı yerde olmaya zorlamayan eğitim verme yöntemi olarak tanımlanabilir. Uzaktan eğitimin günümüzde birçok üniversite, özel şirket ve diğer bazı kuruluşlar tarafından yaygın bir şekilde uygulanabilmesi, bilgisayar teknolojilerinin gelişmesinin bir sonucudur. Son yıllarda bu gelişmiş teknolojiyi kullanarak ortaya çıkarılan çeşitli yöntemler ve standartlar, uzaktan eğitim uygulamalarını kolaylaştırmakla birlikte uzaktan eğitimin kalitesini ve yaygınlığını arttırmaktadır. SCORM (Paylaşılabilir İçerik Nesnesi Referans Modeli), öğrenme içeriğinin eğitim yönetim sisteminden bağımsız olmasını ve paylaşılabilmesini sağladığından, bu tür gelişmelere verilebilecek en iyi örneklerden birisidir.
Uzaktan eğitim hizmeti veren kuruluşların en önemli sorunlarından birisi, öğrenme içeriğinin planlanması ve hazırlanması süreçlerinin çok zaman alması ve büyük maliyetler getirmesidir. Hazırlanan öğretimsel içeriklerinin kolayca paylaşılabilmesi ve SCORM uyumlu her eğitim yönetim sistemi tarafından kullanılabilmesi gibi kolaylıklar uzaktan eğitim hizmetinin daha etkin ve daha düşük maliyetle verilebilmesine olanak sağlayacaktır. Hazırlanan bir öğretimsel içeriğin SCORM uyumlu olması bu açıdan önemlidir.
Bu çalışmada, örnek bir uygulama olması açısından SCORM uyumlu öğrenme içeriği olarak çoktan seçmeli sorulardan oluşan bir kısa sınav geliştirilmiştir. Daha sonra geliştirilen bu öğrenme içeriğinin SCORM uyumlu olup olmadığı bir SCORM uyumluluğu test yazılımı kullanılarak test edilmiş ve olumlu sonuç alınmıştır. Ardından içerik SCORM uyumlu bir eğitim yönetim sistemine eklenerek başarıyla çalıştırılmıştır. Bu uygulama, günümüzde önemi her geçen gün artan standartlara uyumlu içerik geliştirme konusunda bir örnek olması amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Bu çalışma kapsamında, Gazi Üniversitesi Uzaktan Eğitimde Programı’ndaki (GUEP) derslerin açılmasından derslerin öğrenme yönetim sistemine aktarılması ve karşılaşılan problemlerin çözümüne kadar geçen dönemde görev alan BÖTE öğrencilerinin GUEP’e katkısı ve GUEP’nın BÖTE öğrencilerine kazandırdıkları ve katkısı incelenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla planlanan çalışmaya, GUEP’nda çalışan 15 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak öğrencilere yönelik açık uçlu sorulardan oluşan anketten toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin görüşleri verilirken yüzde ve frekans kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, öğrencilerin GUEP’de çalışıyor olmaktan memnun olduklarını ve GUEP’nın kendilerinin hem kişisel gelişimlerine hem de iş deneyimlerine katkı sağladığını göstermektedir.
Özet
Bu çalışmada Gazi Üniversitesi Uzaktan Eğitim Programı (GUEP) bünyesinde yer alan Atatürk Meslek Yüksek Okulu Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama ile İşletme Bölümü öğrencilerinin İnternet Temelli Uzaktan Eğitim Doyumu ve demografik özellikleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. GUEP’nda okuyan öğrencilerin İnternet Temelli Uzaktan Eğitim Doyum Ölçeği’nden aldıkları puanlar demografik özelliklerle (yaş, cinsiyet, genel ortalama) karşılaştırılmıştır. Yapılan istatistiksel işlemler sonrasında demografik özelliklerle (yaş, cinsiyet, genel ortalama) doyum puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.
Son yıllarda Türkiye’de yaygınlaşmaya başlayan uzaktan eğitim programlarından bir tanesi de Gazi Üniversitesi tarafından yürütülmektedir. Bu araştırmanın amacı Gazi Üniversitesi Uzaktan Eğitim Programı ders içeriği geliştirme sürecinin öğretim elemanı bakış açısıyla değerlendirilmesidir. Nitel bir araştırma olarak planlanan çalışmada, Gazi Üniversitesi Uzaktan Eğitim Programı’nda içerik hazırlamak üzere görevlendirilen öğretim elemanlarının süreçte yaşadıkları deneyimlerine ilişkin görüşlerine başvurulmuştur. Programda görevli olan 20 öğretim elemanına ulaşılmış ancak 6’sından cevap alınmıştır. Öğretim elemanlarından gelen cevaplar içerik analizi ile incelenmiş ve bulgular belli kategoriler altında toplanmıştır. Araştırma bulguları, öğretim elemanlarının uzaktan eğitim konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını ve içerik geliştirme ve dersleri yürütme konusunda yetiştirilmeleri gerektiğini göstermektedir.